Umberto Eco: Gösterge, Yorum ve Açık Metnin Sonsuzluğu

Umberto Eco, modern düşüncede anlamın nasıl üretildiğini en berrak ve aynı zamanda en oyunbaz biçimde ele alan düşünürlerden biridir. Onu yalnızca bir romancı ya da akademisyen olarak görmek eksik olur; Eco, kültürü bir işaretler ormanı olarak okuyan bir göstergebilimcidir. Eco okumak, “Bu metin ne söylüyor?” sorusundan çok, “Bu metin nasıl anlam üretiyor?” sorusunu sormayı öğrenmektir. … Devamını oku

Walter Benjamin: Modernliğin Harabelerinde Hafıza, Sanat ve Tarih

Walter Benjamin, modern dünyayı ilerleme masalı olarak değil, enkazlar yığını olarak okuyan ender düşünürlerden biridir. Onun yazıları, sistematik bir felsefeden çok, parça parça ilerleyen bir düşünme biçimi sunar. Benjamin için düşünmek, bütünü tek bir teoriye sıkıştırmak değil; kırıntılar, alıntılar ve imgeler aracılığıyla hakikatin izini sürmektir. Bu nedenle Benjamin okumak, doğrusal bir anlatıyı takip etmekten ziyade, … Devamını oku

Erich Fromm: Özgürlükten Kaçış, Sevgi Sanatı ve İnsancıl Etik

Erich Fromm, modern insanın en büyük çelişkilerinden birini merkeze alır: İnsan özgürleşmiştir, fakat bu özgürlükle ne yapacağını bilemez. Fromm’a göre modern birey, geleneksel bağlardan kurtulmuş; ancak bu kurtuluş, güvenlik ve aidiyet duygusunun yitimiyle birlikte gelmiştir. Sonuçta özgürlük, bir imkân olmaktan çok bir yük hâline dönüşür. Fromm okumak, modern yaşamın yarattığı kaygıların psikolojik ve toplumsal kökenlerini … Devamını oku

Sigmund Freud: Bilinçdışı, Bastırma ve Modern Benliğin Çatlağı

Sigmund Freud, insanın kendini algılama biçimini kökten değiştiren düşünürlerden biridir. Onun en sarsıcı iddiası şudur: İnsan, kendi evinin efendisi değildir. Davranışlarımızın, arzularımızın ve korkularımızın önemli bir bölümü, farkında olmadığımız süreçler tarafından yönlendirilir. Freud’un çalışmaları, modern benliğin çatlaklarını görünür kılar; akılcı, tutarlı ve şeffaf bir özne fikrini temelden sarsar. Freud okumak, rahatlatıcı bir içgörü deneyimi değildir. … Devamını oku

Carl Gustav Jung: Bilinçdışı, Arketipler ve Bireyleşme Yolculuğu

Carl Gustav Jung, modern düşüncede insan ruhunu yalnızca patoloji ve çatışma üzerinden değil, anlam, sembol ve dönüşüm üzerinden ele alan öncü bir isimdir. Jung için psikoloji, davranışların mekanik açıklaması değil; insanın iç dünyasında süregelen derin bir yolculuktur. Onu ayırt edici kılan, bilinçdışını karanlık bir depo olarak değil, yaratıcı ve yönlendirici bir alan olarak düşünmesidir. Jung … Devamını oku

Hannah Arendt: Kötülüğün Sıradanlığı, Sorumluluk ve Düşünmenin Etiği

Hannah Arendt, modern çağın politik ve ahlâkî felaketlerini anlamaya çalışan en keskin düşünürlerden biridir. Onu benzersiz kılan, totalitarizmi yalnızca baskıcı bir yönetim biçimi olarak değil; insanın düşünme yetisinin çöküşü olarak ele almasıdır. Arendt okumak, siyaset teorisi öğrenmekten çok, insanın eylem, sorumluluk ve yargı kapasitesi üzerine sarsıcı sorularla yüzleşmektir. Arendt’in çalışmaları, kötülüğü olağanüstü canavarların eseri olarak … Devamını oku

Simone de Beauvoir: Özgürlük, Öteki ve Kadın Olmanın İnşası

Simone de Beauvoir, modern düşüncede özgürlük kavramını yalnızca bireysel bir ayrıcalık olarak değil, tarihsel ve toplumsal koşullar içinde inşa edilen bir deneyim olarak ele alan düşünürlerden biridir. Onu özgün kılan, varoluşçuluğu soyut bir felsefe olarak bırakmaması; gündelik hayat, beden, cinsiyet ve iktidar ilişkileriyle doğrudan temas ettirmesidir. Beauvoir okumak, “özgür olmak ne demektir?” sorusunu yeniden ve … Devamını oku

Michel Foucault: Bilgi, İktidar ve Modern Bedenin Disiplini

Michel Foucault, modern düşüncede iktidarın nasıl işlediğini kökten yeniden tanımlayan düşünürlerden biridir. O, iktidarı yalnızca devletin, yasaların ya da baskıcı kurumların tekelinde görmez. Aksine iktidarın gündelik hayatın en küçük hücrelerine kadar sızdığını, dili, bilgiyi, normları ve bedenleri biçimlendirdiğini gösterir. Foucault okumak, “iktidar kimdedir?” sorusundan çok, “iktidar nasıl işler?” sorusunu sormayı öğrenmektir. Foucault’nun çalışmaları, insanı tanımlayan … Devamını oku

George Orwell: İktidarın Dili, Gerçeğin Çarpıtılması ve Modern Zorbalık

George Orwell, edebiyat ve düşünce tarihinde yalın diliyle en karmaşık iktidar mekanizmalarını ifşa eden yazarlardan biridir. Onu benzersiz kılan, teorik soyutlamalarla değil; gündelik hayatın içinden örneklerle düşünmeyi öğretmesidir. Orwell için edebiyat, estetik bir süs değil; hakikati savunmanın bir aracıdır. Yazmak, onun dünyasında politik ve ahlâkî bir eylemdir. Orwell’in metinleri, yalnızca totaliter rejimlere yöneltilmiş eleştiriler değildir. … Devamını oku

Arthur Schopenhauer: İrade, Acı ve Karamsarlığın Dürüst Felsefesi

Arthur Schopenhauer, felsefe tarihinde rahatsız edici bir dürüstlüğün temsilcisidir. Onu diğer düşünürlerden ayıran şey, insanı yüceltme arzusundan bilinçli olarak kaçınmasıdır. Schopenhauer, insanı akıl merkezli bir varlık olarak değil; isteyen, arzulayan ve bu yüzden acı çeken bir varlık olarak ele alır. Bu yaklaşım, modern dünyada hâlâ sarsıcıdır; çünkü ilerleme, mutluluk ve başarı söylemlerinin altını oyur. Schopenhauer … Devamını oku